Wednesday, December 16, 2009

Time is flying



Bu aralar zaman hızla kaçıyor bense paçasından bile yakalayamıyorum hissi hakim bünyemde...
1 yılın daha geride kalıyor olmasının paniği mi acaba?

Tuesday, December 1, 2009

Di-diş!














29 unda hala 20 yaş dişiyle didişilir mi?
N'olur verdiği rahatsızlık geçici olsun!

Tuesday, November 17, 2009

son günlerin tınısı

Bugünlerde dilimde hep bu şarkı. 
Fena sardım...

( Bu arada iyi albüm olmuş be :) )




Londra?cold?wet?dark?

Bloğuma İngiltere'den bağlanan arkadaş(lar)
Haydi bana yeni yılda Londra'nın nasıl olduğundan bahsedin. Yeni yıl için biryerlere gideyim istiyorum ama bir taraftan da istemiyorum. 
Kararsızlıklardayım...

Saturday, November 14, 2009

Halaaaaaa

Bir vakitte "hala" denen şeyden olacağımı söylemiştim ya :)
Yok yok bu kelime olmuyor bana, gerçekten..
- Halaaaa

- Böyk :)
Neyse, yeğenimin kız olacağını öğrenince bir an halalık kurumunu bile benimseyecektim nerdeyse.
Abimin eşine yaptığım tehditler işe yaradı mı bilmem :)

Beni her aradığında;

- eeee ne oldu cinsiyet belli olmadı mı?
- yok 4. ayda öğreneceğiz
-Erkekse sakın arama beni ha!!
- :)

Thursday, November 5, 2009

yazarken bile öfff

Bi anlamsız sıkıntı...
Bi of,pof,üf durumu...
Bi iç şişmesi...
Bi eeeehhh yeter artık nidaları...
Bi hep işten kaytarma isteği...
.....
.....
Bi adam sendecilik :) 


Nelere yormalı bilemiyorum...

Thursday, October 29, 2009

İyi ki doğdum !




Yeni yaş;

Baştan anlaşalım;

Senden o kadar çok beklentim var ki, bu beklentilerimin hiçbirinin bir sonraki yaşa devrini istemiyorum!!

Saturday, October 24, 2009

Evet! tembelim!

Güya 20 Ekim'de bloğun 1.yılı için bir yazı yazacaktım.
Bu 1 yılda hayatımda neler değişti, bloğa başlama sebebim vs..

Yine tembellik yaptım. Aslında tam da tembellik mi doğru tanım onu da bilmiyorum ya herneyse...

Şu an elimde kocaman bir fincan adaçayı ile ayak seslerini duyduğum gribi önleme çalışmalarındayım. Hadi bana geçmiş olsun!

Thursday, October 8, 2009

Neler oluyor hayatta?

* İşyerinde inanılmaz yoğun günler yaşıyorum, bunalıyorum, sıkılıyorum, ironik ama hayata "Fransız" kalıyorum...

* Fransızca kursuna başlamak-başlamamak arasında gidip geliyorum. Bir dile günlük kullanım dilinde hakim olabilmek için, ki bu dil gramer yapısıyla ingilizce ve türkçeden farklıysa,1 yıl emek vermek lazım, bu kadar sabrım var mı bilmiyorum. Aslında işyerim pratik yapmak ve geliştirmek için o kadar uygun bir ortam ama, ben yine de hayatımda 1 aylık bile plan olsun istemiyorum.

* Spora başlamak istiyorum artık, bu niye bu kadar zor.. Niye bu konuyu her düşündüğümde off pufff bulutları kaplıyor beynimi..

* Sonbahardan nefret ediyorum, sabah ve akşam iş git gelinde güneşi görmüyor olmak beni mutsuz ediyor.
* Şu finacial crisis denen zırvalığın yavaş yavaş ülkeden uzaklaştığını hissediyorum.
* Çok sevdiğim bir dostumun başka bir şehire yerleşebilme ihtimaline hem çok seviniyor hemde üzülüyorum.

Ve

Ben bu ay sonunda bir yaş daha alıyorum...

Saturday, October 3, 2009

Miyazaki - Gake no ue no Ponyo



Benim gibi Miyazaki hayranı olanlar ve İzmir'de yaşayanlar el kaldırsın!!! :)

Çünkü biliyorum ki sizde haftalardır İzmir'de gösterime girmesini bekliyorsunuz bu animenin.
Sevgili (?) İzmir sinemaları yine almadılar maalesef programlarına. Neyse ki; Fransız Kültür kısa sinema günleri kapsamına Ponyo'yu da dahil etti.

Bugun 14:30 seansında izlemek için can atıyorum. Henüz Miyazaki ile tanışmayanlardansanız, 2 saat 28 dknız var yetişmek için. Acele edin :)